BAYBURT

BAYBURT
Bayburt Doğu Anadolu'yu Karadeniz'e bağlayan Erzurum-Trabzon tarihi İpek Yolu üzerindedir. Marco Polo ve Türk seyyah Evliya Çelebi bu yoldan geçmişlerdir. Çoruh nehrinin kıyısında bulunan şehrin tarihi M.Ö. 3000'lere kadar uzanır.
Şehrin adı ve ne zaman kurulduğu
hakkında ki bilgiler çok kesin değildir.
Bu gün bilinen isminin Ortaçağ Ermeni
kaynaklarında; Payberd, Bizans
kaynaklarında; Payper, Baberd, Paypert.
XIII. Yüzyıl sonlarında bu bölgeden
geçen Marko Polo’nun seyhatnâme’sinde;
Paipurth, Baiburt. Arap kaynaklarında;
Bâbirt, II. Mesud adına 1291’de basılan
bir parada Baypırt. Akkoyunlu tarihinden
bahseden çağdaş eserlerde Pâpîrt
şeklinde geçen kelimenin son hecesi
Berd’in ”yüksek kale” anlamına geldiği
bilinmekteyse de ilk hecesine bir mâna
verilememektedir.
1647 yılında şehri ziyaret eden Evliya
Çelebi Bayburt adının zengin manasına
gelen “Bay” belde manasına gelen “yurt”
gibi iki kelime ile izah eder. Osmanlı
dönemine ait kaynaklar ise ismi bu günkü
söylenişine uygun olarak Bayburt
şeklinde kaydederler.
TARİHİ :
Bayburt şehrinin tarihi M.Ö.3000’li
yıllara kadar uzanmaktadır. Şehir
Azziler tarafından kurulmuştur. M.Ö
770-665 yılları arasında Kimmer ve
İskitlerin akınına uğramıştır.
İskitlerin (Saka TürTkleri)
hakimiyetine giren Bayburt 2500 yıllık
Türk şehridir. Daha sonra bölge
sırasıyla Haldi’ler, Med’ler ve
Pers’lerin hakimiyetine girmiştir.
M.Ö. 2. Yy.dan itibaren Pontus
Krallığına bağlı olan Bayburt M.Ö. 40
yıllarında Roma hakimiyetine
girmiştir.Bayburt ve yöresi Türk’lerin
Anadolu da ilk yerleştikleri
bölgelerdendir. Kesin Türk hâkimiyeti
Malazgirt Zaferi’nden sonra
gerçekleşti. Şehir, 1072’den 1202’ye
kadar bazen Erzurum yöresinde hüküm
süren Saltuklular’ın bazen de
Danışmendiler’in hakimiyetinde kaldı
Bayburt’un asıl gelişmesi, Süleyman
Şahın kardeşi Erzurum Meliki Mugîsüddin
Tuğrul Şah ve oğlu Cihan Şah Döneminde
oldu.
Bayburt Anadolu Selçuklu Devleti’nin
merkezi olan Konya’ya bağlandı. 1243
Kösedağ savaşının ardından Moğulların
Anadolu’yu istilası sırasında, şehir
yapılan antlaşma gereği Selçuk’lu
idaresinde kaldı. Bu durum 1291’de
burada II. Gıyâseddin Mesud adına para
basılmasından anlaşılmaktadır.
İlhanlılar devrinde gelişen Bayburt,
Ceneviz ve Venedik kervanlarının
konakladığı bir yerdi. Moğolistan’a
giderken buraya uğrayan Marko Polo
şehirde zengin Gümüş madenlerinin
bulunduğunu belirtir. Burada Mahmudiye
ve Yakudiye medreseleri kurulmuş,
Mevlevilik gelişme göstermiş, ayrıca
Ahilik teşkilatı oldukça yayılmıştı.
Uzun süre Akkoyunluların elinde kalan
Bayburt ve yöresi 1501’de Safevîler
tarafından alındı. Daha sonra Osmanlı
kuvvetleri, Sah İsmail’in emirlerinden
Kara Maksut-i Sultanının müdafaa ettiği
Bayburt’u aldılar (Ekim l5l4).
Bayburt Erzincan ile birlikte Trabzon
Beyi Bıyıklı Mehmet Paşa’ya verildi ve
bir sancak merkezi haline getirildi.
Osmanlı idaresinde Bayburt doğu
sınırına yakın bir kale şehir olarak
stratejik önemini korudu. Kanûnî’nin
İran seferi sırasında önemi daha da
artan Bayburt kalesi 1541’de esaslı bir
tamir gördü. 1553’te Şah Tahmasb’ın
akınlarına marûz kalan şehir XIX.
Yüzyıla kadar önemli bir olaya şahit
olmadı.
1828-1829 Osmanlı-Rus savaşı sırasında
Rus birliklerinin işgaline uğradı. 1878
ve 1916’da Ruslar tarafından işgal
edilen Bayburt bu işgaller sırasında
geniş ölçüde tahrip edildi.
1927 ‘ye kadar Erzurum’a bağlı olan
Bayburt bu tarihte Gümüşhane’ye
bağlandı. 21.06.1989 tarihinden
itibaren 3578 sayılı yasa ile il
statüsüne kavuştu.
COĞRAFİ YAPI : Bayburt ili 40 derece 37 dakika Kuzey Enlemi ile 40 derece 45 dakika Doğu boylamı, 39 derece 52 dakika Güney enlemi ile 39 derece 37 dakika batı boylamları arasında yer alır. Doğusunda Erzurum, batısında Gümüşhane, kuzeyinde Trabzon ve Rize, güneyinde Erzincan illeri ile çevrili Anadolu’nun kuzey doğusunda Çoruh Nehri kenarında ve denizden 1550 m. yükseklikte kurulmuş 3652 km2 yüzölçümlü bir ildir.
Yeryüzü Şekilleri :
Bayburt ve çevresi yeryüzü şekilleri
bakımından genel olarak üç bölümden
oluşmaktadır. Birincisi; Sahanın batı
yarısını oluşturan Bayburt ovası,
ikincisi ise akarsuların oluşturduğu
vadiler ve üçüncüsünü de; yörenin
etrafını çevreleyen ve doğu yarısında
yer tutan dağlık alanlardır.
Ovaları
:
Yaklaşık olarak 900 km2’yi bulan
Bayburt ovası, esas itibariyle dört
bölümden oluşmaktadır. Bunlardan Keçevi
düzü 1600-1750 metreler arasında yer
tutar, ancak Mormuş düzlüğü l550-1600
metreler arasındadır. Aydıntepe ovası,
1450-1550 metreler arasındadır.
Dördüncüsü ise, Bayburt şehrinin
kuzeyinde yer alan Düzeker ovasıdır.
Dağları :
Dağlık alanlar saha yüzölçümünün %
45’ini oluşturmaktadır. Ovanın
kuzeyinde ve güneyinde yüksek
sıradağlar bulunmamaktadır. Güneyde yer
alanlar; Pulur (2300 m), Otlukbeli
(2520 m), Saruhan (2400 m), Coşan(2963
m), Kop (2600 m) ve Çavuşkıran (2850 m)
dağlarıdır. Sahanın kuzey kesimindeki
dağlar; Zülfe (2750 m), Kemer (2856 m),
Soğanlı (2750 m), Haldizen (3000 m),
Kırklar (3350 m) dağlarıdır. Ayrıca
ilde Kaledere tepesi (2500 m), Ziyaret
tepesi (2400 m) gibi tepeler
bulunmaktadır.
Yaylaları :
İlimiz, Coğrafi konumuyla, ülke
genelinde fazlaca yaylaya sahip
illerinden biridir. Yaylalarımız genel
olarak Kop ve Soğanlı dağlarında
bulunmaktadır, Bunlardan bazıları Aydın
tepe, Akbulut, Cumavank, Otlukbeli,
Yazyurdu, Yoncalı, Tohnovi, Çavdar,
Somarova, Karakaya, Menge, Seydiyakup,
Kavlatan, Akkoyun Solkarı, Gümüşdamla,
Yaylapınar, Üzengili, Kuşmer, Gökçedere,
Dumlu, Günbuldu, Şur, Irmak, Eser,
Çukur, Ardıçgöze, Armutlu, Göloba,
Çençül ve Kop yaylaları.
Akarsuları :
İlin ve ülkemizin en önemli su
kaynaklarından biri olan Çoruh nehri,
kaynağını Mescit dağlarından 3239 m.
alarak il sınırlarına güney doğudan
girmektedir. Nehrin oluşması esnasında
Masat vadisinden gelen ana kaynak ile
Kop dağlarının eteklerinden gelen kop
suyu maden bucağında birleşirler. Alt
kısımlardaki diğer küçük derelerin
sularını da toplayan Çoruh nehri, şehre
ulaşır. Şehir yerleşiğinin orta
bölümünden güney-kuzey doğrultusunda
geçen Çoruh aynı yönde akışına bir süre
daha devam eder. Otlukbeli ve Pulur
dağlarından kaynağını alan Beşpınar
deresi ile Pulur (Gökçedere) deresinin
Mormuş ovasında birleşen suyu ile Akşar
ve Sorkunlu derelerinin sularından
oluşan Değirmencik suyunu aldıktan
sonra suları iyice çoğalır ve dirsek
yaparak doğuya yönelir. Daha sonra
nehir dar ve derin olan Çoruh vadisine
girer ve batı doğu doğrultusunda
akışına devam eder.
Gölleri :
İlimiz gölleri genelde krater gölleri
olup, Soğanlı Dağları üzerinde yer
almaktadır. Bunlardan bazıları Haldizen
(Balıklı Göl), Göloba (Atlı Göl ) v.s.
İklimi :
Bayburt’ta doğu Karadeniz iklimi ile
doğu Anadolu iklimi arasında, bir geçiş
iklimi hüküm sürmektedir. Bu nedenle
yazları sıcak ve kurak, kışları ise
soğuk ve yağışlıdır. Ancak, gerek
ortalama yüksekliğin azlığı, gerekse
vadiler sisteminin oluşturduğu “Mikro
klima” sayesinde Doğu Anadolu’ya göre
iklim yumuşaktır. Yaz günleri
genellikle Mayıs-Eylül ayları arasında
kendini göstermektedir.
Bitki Örtüsü : Bitki örtüsü açısından çeşitlilik göstermesine rağmen, zengin değildir. İl arazisinin % 27’si ekilebilir arazi, % 2’si Çayır, % 3’ü Orman, % 49’u Mera ve yayla, % 19’u ise kayalık ve bozkırdır.
Ormanları : Çok eski yıllarda çamlık olduğu bilinen bu yörede, bilinçsiz kesim, yangın ve teknolojik hareketler sonun da bu gün orman yok denecek kadar azdır. Çoruh vadisi bölümlerinde meşenin hakim olduğu dağınık ağaç toplulukları mevcuttur. Yer yer kızıl çam, ardıç, gürgen, yabani armut (ahlat) ve bodur dağ kavaklarına rastlanmaktadır. Su kaynakları boyunca kavak ve söğüt ağacı varlığı da önemli yer tutmaktadır
birbirine çok yakın
tepeciklerden oluşmaktadır. En yüksek
tepeleri Otlukbeli tepesi (2485m.) Pulur dağı (2185) dır. İlçede
sıcaklığın, çok düşük, yağışın az oluşu
nedeniyle doğal örtü zengin değildir.
Dağınık şekilde ağaç ve ağaçlıklar
vardır. İlçenin yüksek olan yerlerinde
ise doğal örtüyü çayır otları
oluşturmaktadır.
İlçede Yakup abdal, Petekli, Elmalı,
Kalecik, Serenli ve Kavaklı köyleri ile
Gökçedere beldesinde ormanlık alanlar
bulunmakta ise de bu alanlar çok dar
bir alanda ve yetersizdir. Yer altı
kaynak suları bakımından da fakir olan
ilçede Beşpınar (Lori) deresi ile
Gökçedere (Pulur) deresi akarsu olarak
bulunmaktadır. İnşasına başlanan
Demirözü Barajı bittiğinde ilçenin
bitki örtüsünde ve ikliminde büyük
değişiklikler olacaktır.